Şehit öğretmen Neşe Alten’in öğretmenine yazdığı kompozisyon gazetede yayınlanmış

Tekirdağlı şehit öğretmen Neşe Alten’in örnek alarak öğretmenlik mesleğini seçtiği ilk öğretmenine 10 yaşındayken duygularını döktüğü kompozisyon memleketindeki yerel gazetenin arşivinde yer alıyor.

Çocukluğunda Şennur öğretmenini örnek alarak kendisi de öğretmen olan Neşe Alten, çocukların aydınlık yarınlara ulaşabilmesi amacıyla 1993 yılının 30 Eylül’ünde Diyarbakır’a gitti ve ilk görev yeri olan Bismil ilçesinin Çavuşlu Köyü İlkokulunda göreve başladı.

Neşe öğretmen ve kendisini yalnız bırakmak istemediği için birlikte Bismil’e gelen babası Hasan Alten, 26 Ekim 1993 gecesi PKK’lı teröristler tarafından katledildi.

Henüz 26 günlük öğretmen ve 21 yaşında bir genç iken teröristlerin hedefi olan Neşe öğretmen ve babasının şehit oluşları, bölücü terör örgütünün çirkin yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Kompozisyonu birinci oldu

Alten’in, şehit edilmeden 11 yıl önce Şarköy Atatürk İlkokulunda eğitimine devam ettiği dönemde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlediği kompozisyon yarışmasına katıldığı ve yazdığı kompozisyonun birinci seçildiği ortaya çıktı.

Şarköy gazetesinin 23 Kasım 1982’de çıkan sayısının birinci sayfasında da yayınlanan kompozisyon, şehit öğretmen Neşe Alten’in ilkokul öğretmeni Şennur Kutman’a ve öğretmenlik mesleğine hayranlığını gözler önüne seriyor.

Alten’in, öğretmenine hitaben yazdığı kompozisyon şöyle:

“Öğretmenim, sana bu kelimeyi söyleyince, seni karşımda görünce kalbimde ılık, sıcak bir duygu belirir. Sen bana ve arkadaşlarıma iyiliği, doğruluğu, güzelliği kavrattın. Bunların yanı sıra vatanı sevmeyi, renkler ile resim yapmayı, sayıları, kendi hatalarımızı düzeltmeyi öğrettin. Hiçbir zaman bize kötü söz söylemedin. Bizde sana karşılığını çalışmakla verdik. Karne günü hem üzülüyorum hem seviniyorum. Üzüntüm senden ve sınıfımdan ayrılacağım için, sevincim karnemi alacağım, bir sınıf daha ilerleyeceğim için. Ama üzüntüm daha büyük, öğretmenimi 3 ay göremeyeceğim. Sen bana bir anne, baba oldun. Annemden babamdan nasıl ayrılırken üzülüyorsam, yılsonunda senden ayrılırken de aynı üzüntüyü duyuyorum.

Öğretmenim sen bize bir-iki kelime öğretmek için canını feda edersin. Birinci sınıftaki çekingen, korku dolu halimi hatırlıyorum da ne kadar yanılmışım. Şimdi her şey değişti. Senden ne korkuyorum ne de çekiniyorum. Tam aksi seni annem, babam kadar seviyorum. Sen bizi çocuğundan ayırmadın. Onu nasıl özen gösterip, zevkle büyüttün ise, bizi de özenle ve zevkle yurdumuza yararlı bir insan yapmaya çalıştın.

Öğretmenim sana ne kadar sevgi ve saygı duysam azdır. Sana bütün çiçeklerden sunsam azdır. Bütün kalbim senin sevgin ile doludur. Sen bizi karanlık yoldan ayırıp aydınlık yola götürdün. Cahilliğin kötülüğün, okumanın ve çalışmanın yararını anlattın. Bizde senden büyük bir güç alarak okuduk. Sen bizim hayatımızda güç kaynağımız oldun ben bir Türk çocuğu olarak Başöğretmenim Atatürk’ün izinden gideceğime söz veriyorum.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx