(İSTANBUL) – Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyeleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i protesto etmek amacıyla pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin’in serbest bırakılması talebiyle Beşiktaş İskele Meydanı’nda bir araya geldi. TİP İstanbul İl Başkanı Furkan Seyhan, TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil ve Nehir Dizdar’ın annesi Zübeyde Duran Dizdar’ın katıldığı açıklamada, tutuklamalara karşı tepki gösterildi. Seyhan, “Bizi gözaltına almakla sindiremeyecekler” derken, Kadıgil, “Bu gençlerin tek bir haklı isteği var: Sizden kurtulmak istiyorlar” şeklinde konuştu. Nehir Dizdar’ın annesi Zübeyde Duran Dizdar ise “Nehir geleceğine ve ülkesine sahip çıkmıştır. Onunla gurur duyuyorum” dedi.
Türkiye İşçi Partisi üyeleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i protesto etmek amacıyla pankart astıkları gerekçesiyle tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ve Nevin Tekin’in serbest bırakılması talepleriyle Beşiktaş İskele Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya tutuklu öğrencilerin aileleri, siyasi parti temsilcileri ve çeşitli demokratik kitle örgütleri de destek verdi.
SEYHAN: “MUHALEFETE SINIR ÇİZMEK İSTİYORLAR”
TİP İstanbul İl Başkanı Furkan Seyhan, geçen yıl Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında yaşanan çocuk işçi ölümlerini protesto eden TİP’li öğrencilerin de tutuklandığını hatırlatarak, aynı nedenlerle yeniden bir araya geldiklerini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in gençlere gelecek sağlamakla yükümlü olduğunu ifade eden Seyhan, “Ben bu ülkenin eğitim bakanıyım. Gençlere umut vermek ve onları daha mutlu hale getirmek benim görevimdir. Ama Yusuf Tekin ne yapıyor? Burada bir tehdit unsuru yaratıyor. Resmi kayıtlara göre tam olarak 48 MESEM’li genç hayatını kaybetti. Bu durum Yusuf Tekin’in huzurunu kaçırmıyor ama iki öğrenci tarafından asılan pankart huzurunu kaçırıyor” şeklinde konuştu.
“TİP, ÇİZİLEN MUHALEFET SINIRLARINA SIĞMAZ”
Muhalif gruplara yönelik baskıların yalnızca tutuklamalarla sınırlı olmadığını savunan Seyhan, TİP’li üyelerin farklı gerekçelerle ifadeye davet edildiğini belirtti. Seyhan, “Sadece tutuklama değil, çeşitli yollarla kendi düzenlerine uygun bir muhalefet yaratmaya çalışıyorlar. Muhalefete sınır koymak istiyorlar. Dostlarımız da düşmanlarımız da bilsin ki: Türkiye İşçi Partisi çizilen muhalefet sınırlarına sığmaz” dedi.
Mücadeleyi seçim dönemleriyle sınırlandırmayacaklarını dile getiren Sayhan, “Seçimleri beklemeyeceğiz. Karşınızda olacağız ve peşinizde olacağız. Mücadelemizi durmaksızın sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Tutuklanan öğrencilerin ailelerinin de açıklamaya katıldığını belirten Sayhan, “Bizi gözaltına almakla sindiremeyecekler. Nevin bunun en iyi örneğidir. İçimizde birçok Nevin var. Başta Yusuf Tekin olmak üzere herkes şunu bilsin: Mücadeleyi bırakmayacağız” şeklinde konuştu.
KADIGİL: “BU GENÇLER SİZDEN KURTULMAK İSTİYOR”
TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Nehir Dizdar ve Nevin Tekin’in yalnızca pankart astıkları için tutuklandıklarını vurgulayarak olay sonrası iki gazetecinin haberlerinde öğrencileri “liseli” olarak nitelendirdikleri gerekçesiyle gözaltına alındığını söyledi.
Kadıgil ayrıca şunları ifade etti: “Özellikle iki üniversite öğrencisinin tutuklandığını özellikle vurgulamak istiyorum çünkü saçmalıklar bununla kalmadı. Ertesi gece iki gazetecinin kapısı çalındı. Suçları ne? Haberlerinde ‘üniversiteli’ yerine ‘liseli’ yazmış olmaları.”
Fon skandalıyla ilgili iddialara da değinen Kadıgil, “Fon vurgunuyla adı anılan AKP’li isimlerden birinin bile kapısını çalan olmadı mesela. 2,2 milyar lira kazanan Fatma Betül Sayan Kaya evinde oturuyor ama çok üzgünmüş gibi görünüyor.” diyerek durumu eleştirdi.
“ÇOCUKLAR ÖLMESİN İSTİYORLAR”
Gençlerin taleplerinin geleceğe sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Kadıgil, MESEM kapsamındaki çocuk işçi ölümlerine ve eğitim sistemindeki sıkıntılara dikkat çekti. Kadıgil şu şekilde konuştu: “Bu insanlar neye isyan ediyor? Bu ülkenin gençliği neye isyan ediyor? Bu çocukların isteği ne? Çocukların ölmesini istemiyorlar.”
Geçen yıl da tutuklanan TİP’li öğrenciler için basın açıklaması yaptıklarını hatırlatan Kadıgil şöyle devam etti: “Sadece geçen yıl bu ülkede 95 çocuk çalışırken hayatını kaybetti.”
Çocukların ucuz iş gücü olarak kullanıldığını savunan Kadıgil okullardaki şiddet olaylarına ve öğrenci beslenme sorunlarına da değindi ve “Bir öğün olsun bu çocuklara yemek verin.” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Kadıgil ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in fotoğraflarının ders kitaplarına bastırılması için 47 milyon lira harcandığını belirterek gençlerin geleceksiz bırakıldığını ifade etti: “Bu ülkede gençler için ne var? İşsizlik var! Milyonlarca genç üniversite diplomasına rağmen üç harfli marketlerin kasalarında çalışıyor.”
Hükümetin protestolara ilişkin açıklamalarını eleştiren Kadıgil Anayasa’nın 34’üncü maddesinin toplantılar ve gösteriler düzenleme hakkını güvence altına aldığını belirtti: “Buradan açık soruyorum: Türkiye Cumhuriyeti’nin bir anayasası var mı? O anayasanın 34’üncü maddesi herkese önceden izin almaksızın toplantılar düzenleme hakkının olduğunu söylüyor.”
Kadıgil son olarak şu şekilde konuştu: “Bu gençlerin tek bir haklı talebi var: Sizden kurtulmak istiyorlar.” Gençlerin ülkeyi karanlıktan çıkaracağına inandığını ekledi.
“KIZIMLA GURUR DUYUYORUM”
Tutuklu öğrenci Nehir Dizdar’ın annesi Zübeyde Duran Dizdar ise emekli öğretmen olduğunu belirterek eğitim sistemine ve gençlerin geleceklerinin belirsizleşmesine tepki gösterdi. Nehir’in pankart açtığı okuldan geçen yıl emekli olduğunu söyleyen Zübeyde Duran Dizdar öğretmenlik hayatında öğrencilere gelecek vaat edemediği için mesleğini bıraktığını ifade etti.
Dizdar şöyle devam etti: “Öğrencilerim bana ‘Hocam üniversiteye gitsek ne olacak? Yine asgari ücretle çalışacağız.’ dediklerinde söyleyecek tek kelime bulamadığım için emekli oldum.”
Eğitim kurumlarında tarikatların etkisinin artmasına karşı çıkan Dizdar gençlerin geleceklerinin ellerinden alındığına dikkat çektiğini söyledi.
Nehir ve Nevin’in doğrudan Milli Eğitim Bakanına eleştirel yaklaştığını belirten Zübeyde şunları dile getirdi: “Bu suç değil! Hangi yasada bir bakan eleştirilemez diye yazıyor?” diye sordu.
“Nehir anayasal hakkını kullanmıştır,” dedi.
Öğretmenlik yıllarında öğrencilere ülkelerine sahip çıkmalarını teşvik ettiğini anlatan dizdarda kızını aynı anlayışla yetiştirdiğini belirtti: “Nehir’in yaptığı şey kendi geleceğine ve memleketine sahip çıkmaktır.”
Zübeyde dizdar son olarak şunları ekledi:
“Eğer ki benim kızım halktan çalarak milyonları cebine indirdiği için tutuklansaydı yerin dibine geçerdim ama ona böyle bir şey yapılmadığı sürece onun yanındayım! Diğer taraftan eğer ki taciz ya da tecavüz olaylarına göz yumduğu için tutuklansalardı yine aynı şeyi hissederdim fakat burada durum böyle değil! Nehir geleceğine ve memleketine sahip çıkmıştır onunla gurur duyuyorum! Onların en kısa zamanda serbest bırakılmasını diliyorum!”