Dünya devleri Saxo Bank ve Morgan Stanley, altın piyasası hakkında çelişkili yorumlar yaparak yatırımcıları düşündürüyor. Ortadoğu’daki gerilim ve küresel ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu şu günlerde, altının geleneksel olarak “güvenli liman” rolünü kaybedip kaybetmediği merak ediliyor. Hakan Kaplan’ın 11 Nisan 2026 tarihli analizinde, iki dev bankanın altın konusundaki farklı öngörüleri ele alınıyor.
Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, altın fiyatlarındaki son düşüşleri endişe verici bulmuyor. Hansen, bu fiyat gerilemesini kalıcı bir çöküş yerine sadece geçici bir düzeltme olarak değerlendiriyor. Enerji fiyatlarındaki artış ve buna bağlı enflasyon korkularının, merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemelerine yol açtığını belirtiyor. Yükselen faiz oranları ve güçlenen dolar, faiz getirisi olmayan altını kısa süreliğine baskılamış durumda. Ancak yatırımcıların altından tamamen kaçmadığı, bir süreliğine nakit tutmayı tercih ettikleri ifade ediliyor. Uzman, merkez bankalarının yoğun altın alımları ve global riskler nedeniyle uzun vadede altının değer kazanacağına inanıyor.
Diğer yandan, Morgan Stanley daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek altının son dönemdeki krizlerde beklenen “güvenli liman” işlevini yerine getirmediğini vurguluyor. Geçmişte savaş veya kriz dönemlerinde altın fiyatlarının hızla yükseldiğini hatırlatan banka, son haftalarda jeopolitik gerilimlerde altının bu tepkiye yanıt vermekte zorlandığını aktarıyor. Altın fiyatlarının artık yalnızca savaşlar tarafından değil, doların gücü, faiz oranları ve büyük yatırımcıların nakit akışları tarafından belirlendiği ifade ediliyor. Bu durum, kısa vadede altın fiyatlarını daha öngörülemez hale getiriyor.
Her iki bankanın dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise gümüşün potansiyeli. Morgan Stanley, gümüşün yalnızca bir yatırım aracı olmadığını, güneş panelleri ve elektronik sektörlerinde yoğun kullanımı nedeniyle “gerçek bir ihtiyaç” haline geldiğini belirtiyor. Arzın azalması ve talebin artması, gümüşü altın karşısında daha cazip bir seçenek haline getirebilir. Uzmanlar, kısa vadeli dalgalanmaların devam etmesine rağmen, altının gelecekteki yönünün savaş haberleri yerine merkez bankalarının faiz politikaları ve doların güç durumu tarafından belirleneceğini öngörüyor.